Loading...

Erzincan Yöresel Ürünler

Coğrafi İşaretli Tescillenmiş Ürünlerimiz; Erzincan Bakır İmalat ve El İşlemeciliği Sanatı, Erzincan Tulum Peyniri, Cimin Üzümü, Refahiye Balı,Kesme Kadayıfı,Kemaliye Dutu / Eğin Dutu,Kemah Doğal Kaynak Tuzu olup, ayrıca Sakı Elması,Karakabak Dolması,Kemah Köftesi,Mumbar Dolması, Erzincan Kuru Fasülyesi ve Erzincan Tava Leblebisi de ürün olarak yöresel özellik göstermektedir.

Kesme Kadayıf

Erzincan'ın yöresel tatlılarından kesme kadayıf, Valiliğin girişimleriyle 2021 yılında coğrafi işaret belgesini aldı.Kesme kadayıf üreticisi Fatma Ballı, "Tarihi 1930'lu yıllara dayalı bir tatlı".Coğrafi işaret belgesi başvurusu yapılan Erzincan kesme kadayıfı, Türk Patent ve Marka Kurumunca (TÜRKPATENT) tescillendi.

Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri:

Erzincan Kesme Kadayıfı; ev tipi yoğurt, tam yağlı süt, yumurta, bitkisel sıvıyağ, limon suyu, tereyağı, sirke, ayçiçek yağı, tuz, sert beyaz buğday unu, kabartma tozu ve karbonat kullanılarak yapılan hamurdan elde edilen yufkaların ince kesildikten sonra arasına ceviz içi konularak pişirilip üzerine şerbet dökülerek hazırlanan bir tatlıdır. 45 cm’lik alüminyum tepside pişirilip 12x12 cm’ye dilimlenerek servis edilir.

Erzincan Kesme Kadayıfı, şerbet dökülmediği takdirde oda sıcaklığında 1 hafta, buzdolabında ise +4oC’de 3 ay muhafaza edilebilir.

Geçmişi eskiye dayanan Erzincan Kesme Kadayıfının üretimindeki özellikle yufkaların elde bıçak ile kesilme aşaması, ustalık becerisi gerektirir. Bu sebeple coğrafi sınır ile ün bağı bulunur.

Üretim Metodu:

  • 45 cm çapındaki alüminyum tepside hazırlanan Erzincan Kesme Kadayıfı için gerekli malzemeler aşağıdaki gibidir.
  • Hamur: 75 g ev tipi yoğurt, 300 ml tam yağlı süt, 1 yumurta, 85 ml bitkisel sıvıyağ, 4 damla limon suyu, 200 g erimiş tereyağı, 20 ml sirke, 125 g ayçiçek yağı, 2 g tuz, 550 g sert beyaz buğday unu, 10 g kabartma tozu, 2 g karbonat.
  • İç malzeme: 1 kg ceviz içi.
  • Pişirme: 125 g ayçiçek yağı, 125 g eritilmiş tereyağı.
  • Şerbet: 1,2 kg toz şeker, 1,2 l su, 4 damla limon suyu.

    Hamurun üretimi için tüm malzemeler karıştırılıp yaklaşık 35 dk yoğurularak çok sert bir hamur elde edilir.
  • Hamur, 12 adet bezeye bölünür ve 20 dk dinlendirilir.

    Şerbetin malzemeleri karıştırılarak orta ateşte yarım saat kaynatılarak yoğun kıvamlı şerbet hazırlanır.

Bezelerden 6 adedi, 45 cm çapında açıldıktan sonra yaklaşık 20 dk hafifçe kurutulur ve keskin bir bıçakla dökme kadayıf kalınlığında kesilir. Yağlanmış tepsiye yayılır ve üzerine iri kıyılmış ceviz içi dökülür. Kalan 6 bezeden aynı şekilde kesilen tel kadayıflar da cevizlerin üzerine yayılarak üst katman oluşturulur. Eritilmiş tereyağı- sıvıyağ karışımı üste dökülür. Önceden 15 dakika 1550C’ye ısıtılmış fırında 40 dk, üzeri kızarana kadar pişirilir vepişirme sonrası 40 dk soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra üzerine sıcak şerbet dökülür ve şerbeti çekmesi için yarım saat beklenir. Erzincan Kesme Kadayıfı, 12x12 cm’ye dilimlenerek servis edilir.

Erzincan Kesme Kadayıfı, şerbet dökülmediği takdirde oda sıcaklığında 1 hafta, buzdolabında ise +4oC’de 3 ay muhafaza edilebilir.

Coğrafi Sınır İçerisinde Gerçekleşmesi Gereken Üretim, İşleme ve Diğer İşlemler:

Geçmişi eskiye dayanan Erzincan Kesme Kadayıfının üretimindeki özellikle yufkaların elde bıçak ile kesilme aşaması, ustalık becerisi gerektirir. Bu sebeple coğrafi sınır ile ün bağı bulunan Erzincan Kesme Kadayıfının tüm üretim aşamaları, belirtilen coğrafi sınırda gerçekleştirilir.

Denetleme:

Denetimler; Erzincan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün koordinatörlüğünde ve Erzincan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu, Erzincan Belediyesi ile Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden konuda uzman birer kişinin katılımıyla oluşan toplam 5 kişilik denetim mercii tarafından yapılır. Yılda bir kez düzenli olarak yapılacak denetimler, ayrıca ihtiyaç duyulduğunda ve şikâyet halinde her zaman yapılır.

Denetim mercii tarafından; üretimde kullanılan malzemelerin uygunluğu; özellikle dökme kadayıfın hazırlanması aşaması olmak üzere üretim metoduna uygunluk; sunum şeklinin uygunluğu ve Erzincan Kesme Kadayıfı ibaresi, logosu ile mahreç işareti ambleminin kullanımının uygunluğu denetlenir.

Denetim mercii, kamu kuruluşlarından veya özel kuruluşlardan veya bunlarda görevli uzman gerçek veya tüzel kişilerden denetimin gerçekleştirilmesi sırasında faydalanabilir veya hizmet satın alabilir.

Kemah Doğal Kaynak Tuzu

Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri:

Kemah Doğal Kaynak Tuzu, Munzur Dağlarındaki kaya tuzu yataklarından geçen yer altı sularının dağın doğal yapısında bulunan tuz tabakasını eritip tuzlu su şeklinde yeryüzüne çıktıktan sonra tuz havuzlarında doğal enerji kaynaklarıyla (güneş ısısı ve rüzgâr) buharlaştırma yöntemi sonucu elde edilen amorfik kristalize tuzdur.

Seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı eserinde Kemah ilçesinde üretilen tuza yer verilmiş, Osmanlı saray mutfağında kullanıldığı belirtilmiştir.Kemah Tuzunun tuzluluk oranı (bome derecesi), debisine bağlı olarak % 14 ila % 24 arasında değişir. Kemah Doğal Kaynak Tuzunun Özellikleri:

  • Kolayca ufalanabilir ve ağızda kolayca eriyebilir yapıdadır.
  • Dil yakıcı tattadır.
  • Kokusuzdur.
  • Kübik sisteme göre kristal bir yapısı olmakla birlikte amorf (kararlı bir kristal yapısı olmayan) yapıdadır.
  • Parlak görünümdedir.
  • Yaklaşık olarak %40 sodyum ve %60 klordan oluşur.
  • Nem oranı %1,6 - 2,3’tür.
  • Sertliği 2,5 mg/l’dir.
  • Özgül ağırlığı 2,1-2,35 gr/cm³ arasındadır.

Kuzeyde Karadağ ile güneyde kalker formasyonundan oluşan Munzur Dağları arasındaki saha, Kemah formasyonudur. Kemah tuzlaları, bu formasyon içerisinde geniş yayılış alanına sahip jipsli araziler üzerinde kurulmuşlardır. Jipsli seriler içerisindeki kaya tuzu yatakları, tuzlu suyun oluşmasında en önemli etkendir.Katkı maddesi içermeyen Kemah Tuzunun bulaşan miktarlarına aşağıda yer verilmektedir.


Kemah Tuzunun Bulaşan Miktarı

Bulaşan

Miktar

Arsenik

0,005 - 0,01 mg/kg

Bakır

0,01 - 0,02 mg/kg

Kurşun

0,1 - 0,19 mg/kg

Kadmiyum

0,003 - 0,01 mg/kg

Cıva

0,001 - 0,005 mg/kg

Kemah Doğal Kaynak Tuzunun elde edildiği Kemah tuzlaları, Doğu Anadolu Bölgesinin yüksek dağ sıraları arasında yer alan bir vadi içerisinde bulunur. Bu nedenle Kemah ilçesinde üretimin en yoğun yapıldığı kurak devrelerde yağışların düşük oluşu, sıcaklık değerlerinin çevresine göre nispeten yüksek olması, kuzeyden ve güneyden sahayı kuşatan dağların nemli hava kütlelerinin ilerleyişini durdurması gibi özellikler, tuz oluşumunda büyük önemi olan buharlaşmanın yüksek olmasını sağlar. Tuzlu kaynak suyunun kristalize havuzlarına gönderilmesinden sonra ise düşük yağış, yüksek sıcaklık ve yüksek buharlaşma, tuz oluşumu için önemlidir. Kemah Tuzu özellikle peynir yapımında tercih edilir.

Üretim Metodu:

Kemah Doğal Kaynak Tuzu, yeryüzüne ulaşan tuzlu su çözeltisine hiçbir kimyasal ve katkı maddesi katılmadan, depolama ve derecelendirme (konsantrasyon) havuzlarına aktarılarak dinlendirilir. İlk konsantrasyon havuzunda %28 tuzluluk derecesine ulaştıktan sonra ikinci konsantrasyon havuzuna aktarılır. Bu havuzda yaklaşık

%2 oranında tuzluluk derecesinin artırılması ile diğer konsantrasyon havuzuna aktarılır ve bu işlem, en son konsantrasyon havuzunda tuzlu suyun kristalize olması için %36’lık doygunluk derecesine gelmesi ile son bulur. Her konsantrasyon havuzunda tuzlu su çözeltisinde bulunabilecek ağır metallerin fazlalıkları, her bir konsantrasyon havuzunda kademeli şekilde çökeltilerek ayrıştırılır. Ayrıştırılan tuzlu su, suyu tutacak yapıda doğal kilden ve sıkıştırmakta kullanılan doğal taşlardan imal edilmiş üretim havuzlarına (kristalizasyon havuzlarına) aktarılır.

Üretim havuzlarında güneş enerjisinden ve kurutucu sıcak hava rüzgârlarından faydalanılarak suyun tuzluluk derecesi %36’ya, yani doygunluk derecesine ulaştıktan sonra, çözeltinin buharlaşmasıyla kristalleşme işlemi başlar. Kristalleşme evresinde tuz tanecikleri, kübik yapı olarak suyun yüzeyinde oluşur. Kübik yapıdaki tuz, buharlaşma evresi devam ettiği süresince büyür, ağırlığı artar ve suyun yüzeyine tutunamayacak ağırlık ve boyuta geldiğinde havuzun tabanına çöker. Bu işlem, havuz içerisindeki suyun en az yarısı buharlaşana kadar tekrar eder. Tabana çöken tuz taneleri, havuzun kenarlarına alınır.

Havuzdan toplanan tuzlar, suyunun süzülüp nem oranının yaklaşık %2’ye düşmesi ve kuruması amacı ile dinlendirilir. Kuruyan tuzlar, 1 mm³ ilâ 18 mm³ büyüklüğe sahiptir.

Kemah Doğal Kaynak Tuzu, herhangi bir öğütme işlemine tabi tutulmadan 5 kg, 10 kg ve 20 kg ağırlıklarda paketlenir ve nem oranı en az %5 olan depolarda muhafaza edilir.

Denetleme:

Denetimler; Kemah İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün koordinatörlüğünde ve Kemah İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Binali Yıldırım Üniversitesi Kemah Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü, Kemah Belediyesi ile Kemah Orman İşletme Şefliğinden ürün konusunda uzman birer kişiden oluşan 4 kişilik denetim mercii tarafından gerçekleştirilir. Denetimler, tuz üretiminin yoğun olarak gerçekleştiği (mayıs-ekim) dönemde yılda bir kez, ayrıca ihtiyaç duyulduğunda ve şikâyet halinde ise her zaman yapılır.
Denetime esas kriterlere aşağıda yer verilmektedir.

  • Kaynak suyun konsantrasyonunun % 14 ilâ % 24 bomemetre olması.
  • Üretim metodunun uygunluğu.
  • Ürünün fiziksel özelliklerinin (kübik kristal yapı, koku, renk ve parlaklık) uygunluğu.
  • Paketleme ve depolama koşullarının uygunluğu.
  • Bulaşan miktarının uygunluğu.
  • Kemah Doğal Kaynak Tuzu ibaresi ve menşe adı ambleminin kullanımının uygunluğu.

Denetim mercii, kamu kuruluşlarından veya özel kuruluşlardan veya bunlarda görevli uzman gerçek veya tüzel kişilerden denetimin gerçekleştirilmesi sırasında faydalanabilir veya hizmet satın alabilir. Tescil ettiren, hakların korunmasında hukuki süreçleri yürütür.

Refahiye Balı

Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri:

Refahiye Balı, bölgede yetişen ballı bitkilerden kaynaklanan aromatik bir tada ve bal özü kokusuna sahiptir. Şeffaf ve parlak görünümlüdür. Rengi mevsimsel şartlara bağlı olarak, su beyazı ve açık amber tonundan koyu amber tonuna değişir. Akışkan kıvamlıdır.

Refahiye Balı Kafkas arısı olarak bilinen Apis mellifera caucasica ırkı veya melezleri tarafından üretilir. Kafkas arısı, arı ırkları içerisinde dili en uzun olan ırktır (6,6-7,25 mm). Bu özelliği sayesinde derin tüplü çiçeklerin nektar kaynaklarına daha kolay ulaşabilir. Kafkas arıları, kış mevsiminin kar ve soğuğuna dayanıklı, yüksek rakımlı ve dağlık bölgelere adapte olabilen bir ırk olduğundan, bölgede verimli bir şekilde çalışabilir.

Refahiye Balına ayırt edicilik kazandıran en önemli özelliklerden biri prolin oranının çok yüksek (750 - 1200 mg/kg arasında) olmasıdır. Prolin proteini oluşturan 20 aminoasitten biri olup balın saflık derecesini ve kalitesini gösteren en önemli aminoasittir. Prolin değeri yörenin bitkisel biyoçeşitliliği ile doğrudan orantılıdır.

Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve İç Anadolu coğrafi bölgelerinin birleşme noktasında bulunan Refahiye ilçesi iklimsel olarak geçiş özelliğine sahiptir ve zengin florası ile Türkiye’nin en önemli gen ve endemizm merkezlerinden biridir. Refahiye’nin 1500-2500 arasında değişen rakımında hem kültür bitkileri yetişebilir hem de alpin vejetasyonunda yer alan bitkiler ön plana çıkar. Ayrıca Refahiye ormanlarında orman altı bitki örtüsü de görülür. Çayır ve meraya dayalı biyoçeşitlik, üretilen balın aromasını ve kalitesini de olumlu yönde etkiler. Çayır ve mera bitkilerinin çeşitliliği ve bolluğu, balda besin kalitesini artıran faktörlerden olan proteinlerin, enzimlerin, esterlerin, vitaminlerin, mineral maddelerin, asitlerin ve sağlıklı meyve şekerleri oranın yüksek olmasını sağlar.

Refahiye İlçesinde bal arıları için nektar ve polen kaynağı bitkilerin ait olduğu büyük familyalar Apiaceae, Fabaceae, Lilliaceae, Cistaceae, Scrophulariaceae, Lamiaceae, Asteraceae, Euphorbiaceae, Rosaceae ve Fagaceae familyalarıdır. Refahiye Balında dominant oranda Fabaceae, sekonder oranda Lilliaceae, minör Cistaceae, Scrophulariaceae, Lamiaceae; eser oranda Asteraceae, Euphorbiaceae, Rosaceae ve Fagaceae familyalarına ait polenler bulunur.

Refahiye Balının fizikokimyasal özellikleri aşağıdaki gibidir:

  • Balın prolin değeri 750-1200 mg/kg arasındadır
  • Hidroksimetil Furfural (HMF) değeri en fazla 40 mg/kg’dır
  • Sakkaroz değeri en fazla % 2’dir
  • Fruktoz+Glikoz değeri en az % 65’tir
  • Fruktoz/Glikoz değeri 0,9-1,4 arasındadır
  • Nem İçeriği %16-17 arasındadır
  • Diastaz sayısı en az 8’dir
  • Suda çözünmeyen madde en fazla 0,1 g/100 g’dır
  • Serbest asitlik en fazla 50 meq/kg’dır
  • Elektrik iletkenliği en fazla 0,8 mS/cm’dir
  • Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark -1,0 veya daha pozitiftir
  • Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekeri oranı en fazla %7’dir
  • Naftalin (bal mumunda) en fazla10 ppb’dir

Üretim Metodu:

Refahiye Balı Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğindeki bal çeşitlerinden çiçek balı özelliklerine uygun olarak, petekli ve süzme bal olmak üzere 2 farklı şekilde üretilir.

Refahiye Balı üretiminde kullanılan kovanlar Langstroth tipi modern kovanlar olup TSE standartlarına uygundur.

Refahiye’de arıcılık faaliyeti sabit arıcılık şeklinde yürütülür. Ekim-kasım ayarında başlayan kışlama için uygun bir yeri olmayan Refahiye Balı üreticileri kışlama için ilçe dışına çıkar. Kışlama alanı olarak genellikle Tokat ve Sivas illerinin ilçelerinde valiliklerin uygun gördüğü alanlar kullanılır.

Kışlama

Kışlama, arıların kışı geçirme dönemine verilen isimdir. Son bahar döneminde arıların kışlık bakımı yapılır. Kışlık bakımda boş çerçeveler ile içerisindeki ballar alınır. Havaların soğumaya başlaması ile kovanlara polen ve arı keki ile katı besleme yapılmaya başlanır. Güz dönemi beslemesinin amacı yaşlanmış ve yıpranmış işçi arıların ölümü ile azalan kovan nüfusunun ilkbahar dönemine güçlü bir şekilde girmesini sağlamaktır. Bölgede kış ayları soğuk ve uzun sürdüğü için kapalı alanda kışlama yapılır. Kışlama alanları fazla hava sirkülasyonu olmayan, yoğun ses ve ışıktan uzak, nem ve sıcaklık açısından iyi izole edilmiş yerlerdir. Koloniler yerden 20-25 cm yüksekliğe konulur. Üst üste en fazla 3 kovan konulabilir. Koloniler yerleştirilirken zayıf koloniler ortaya, güçlü koloniler ise

1. ve 3. katlara konulur. Böyle konulmasını sebebi, ortadaki zayıf koloninin ısı kaybının engellenmesi ve ilkbahara güçlü bir şekilde çıkmasını sağlamaktır.

İlkbahar Bakımı

İlkbahar kontrollerinde amaç; arıların kışı nasıl geçirdiğini, kovanda mevcut gıda miktarını, ana arının varlığını, yumurtlama durumunu, işçi arı miktarını, kovanda hastalık olup olmadığını kontrol etmektir. İlkbahar bakımına nisan ayı başında başlanır. Kovanların ana arı kontrolleri yapılır, anasız kolonilere ana arı konur veya analı başka koloni ile birleştirilir. Ana arının yumurtlama durumuna bakılır, işçi arıların miktarına bakılır, kovanlarda hastalık olup olmadığına kontrol edilir, gerekli tedbirler alınır. Kovan dip tahtalarının temizliği yapılır, nemli ve küflü olan dip tahtaları değiştirilir. Tokat ve Sivas’ta kışlayan arıların nakil işlemi nisan ayı sonunda gerçekleştirilir.

Besleme

İlkbahar bakımı yapıldıktan sonra kovanlar artık arılıklara yerleştirilmeye başlanır. Kovanlar yerleştirirken koloniler arası şaşırmayı önlemek amacıyla, kovanlar arasında en az 2 m mesafe bırakılmasına dikkat edilir. Arıların kışlaklardan çıkarıldığı nisan ayında koloninin beslenmesi ve kuvvetlendirilmesi için bal, kek ve polen takviyesi yapılır. Sıcaklık durumuna ve kovana gelen polen miktarındaki artışa göre önce koyu (2 birim şeker / 1 birim su) sonra da normal (1 birim şeker / 1 birim su) şurupla besleme yapılır. Böylece ilkbahara güçsüz ve zayıf girmiş olan koloniler güçlendirilmiş olur. Her arılıkta arıların su ihtiyacını gidermek için bir suluk bulundurulur.

Petekler

Temel petek ihtiyacı, daha önce kullanılmış peteklerin geri dönüşümü ile karşılanır. Arıların ürettiği bal mumları toplanıp eritilerek külçe haline getirilir. Daha sonra külçe haline getirilen mumlar eritilir, düzgün altıgenler içeren ve soğutulan iki silindirin üzerine erimiş bal mumu akıtılır ve bal mumunun donması ile plaka şeklinde temel petekler elde edilir.

Bal Akımı Dönemi

1 temmuz – 15 ağustos arası ballı bitkilerin tam olarak çiçek açmaya başladığı dönemdir. Arıların yoğun bir şekilde bu çiçeklerden bal toplamasıyla bal akımı dönemi başlamış olur. Bal akımı bittikten sonra 15 gün bal kovan içerisinde olgunlaşması için bekletilir.

Bal Hasat Dönemi

Refahiye Balı hasadı petek gözlerinin sırlandığı ağustos ayı sonunda başlayıp eylül ayı ortasına kadar sürer. Petekli balın sırlanmış olması balın olgunlaşmış olduğunun göstergesidir. Hasada petekli balın tamamının veya en az 2/3 ünün sırlanmış olduğu peteklerden başlanır. Bal hasadı akşamüstü yapılır. Balın erken dönemde hasat edilmemesine dikkat edilir. Erken dönemde hasat edilen ballarda nem oranı yüksek olacağından bal erken kristalize olur ve fermantasyona uğrar. Hasatta kovan açılarak çerçeve çıkarılır. Üzerindeki arılar silkelenerek çerçeve hazır

bulundurulan temiz bal taşıma sandığına konur. Burada tam sırlı düzgün petekler petekli bal olarak satılacağı için poşetlenip dinlendirmeye bırakılır. Diğer daha az sırlanmış petekler ise süzme odasına alınır.

Süzme ve Dinlendirme

Süzme olacak ballar süzme odasına alınarak süzme makinasına yerleştirilir. Bal süzme makinesinde süzülerek krom çelik tanklara doldurulur ve hijyenik ortamda dinlendirilmeye bırakılır. 35-40 °C ısıtılmış balın dinlendirilmesi sırasında, baldan yoğun olan parçacıkların dibe çökmesi ve baldan daha az yoğun yabancı maddeler ile hava kabarcıklarının yüzeye çıkması ile balda bir miktar durulma görülür. Dinlendirilerek berrak, temiz ve parlak görünüm alan ballar opak cam kavanoz veya TSE standartlarına göre üretilmiş laklı tenekelere doldurulur.

Depolama

Ballar, paketleme/dolum noktasından tüketiciye ulaştırılana kadar tüm aşamalarda temiz ve kuru yerlerde kokulardan ari biçimde, doğrudan güneş ışığından korunur ve 25 °C’yi aşmayacak şekilde muhafaza edilir. Ürünün depolanması Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğine uygun olarak yapılır.

Zararlı Mücadelesi (Varroa Mücadelesi)

Birincisi arıların kışlaklardan çıkarıldığı nisan ayında, ikincisi ise eylül ayı sonlarına denk gelen bal hasadından sonra olmak üzere, petek gözlerinde yavru oranının en az olduğu dönemlerde gerçekleştirilir. Varroa mücadelesinde kullanılan ruhsatlı ilaçlar, ilaç prospektüsünde belirtilen talimatlara uygun şekilde kullanılır.

Bal üretim sezonunun başlangıcından bitimine kadar yapılan bütün işlemler (kışlama dönemi hariç) belirlenen coğrafi sınır içerisinde gerçekleşir.

Denetleme:

Denetimler Refahiye Kaymakamlığı koordinatörlüğünde, Refahiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Refahiye 2052 Sayılı Tarım Kredi Kooperatifi, Refahiye Bal Üreticiler Birliği, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Refahiye Meslek Yüksek Okulu ve Refahiye Belediye Başkanlığından oluşan 6 kişilik bir denetim mercii tarafından yerine getirilir. Denetim mercii denetimleri 6 ayda bir düzenli olarak ve tercihen sezon başlangıcı ile bal akımı döneminde yapar. İhtiyaç duyulduğunda veya şikâyet üzerine ise her zaman denetim yapılır. Refahiye Ziraat Odasına şikâyet edilen üreticiler, şikâyet tarihinden itibaren en geç 1 hafta içerisinde denetlenir. Denetim Raporu her yıl düzenli olarak Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilir.

Refahiye Balı üretmek isteyen arıcılar nisan-mayıs aylarında Refahiye Ziraat Odası Başkanlığına müracaat ederek, “Refahiye Balı Üretici Kayıt Defterine” kayıt yaptırırlar. Kayıt yapıldıktan sonra en geç 15 gün içinde denetim mercii üreticiye dönüş yapar ve arılık yerinde kontrol edilir. Yerinde kontrollerde kovan sayısı, konaklama noktasının uygunluğu ve flora yapısı kayıt altına alınır.

Refahiye Balı üreticisi, bal hasadına başlamadan 15 gün önce Refahiye Ziraat Odası Başkanlığına bilgi vererek bal hasadı yapacağını bildirir. Bildirim üzerine denetim mercii hasat zamanı arılığa giderek ürün kontrolünü yapar ve gerekli analizler için örnek numuneler alır.

Refahiye Balı üreticilerinin bal örnekleri Türk Gıda Kodeksine uygun olarak alınıp analize gönderilir.

Yapılacak analiz ücretleri “Refahiye Balı” üretimi yapan üreticinin kendisine ait olacaktır.

Refahiye Balının fizikokimyasal özellikleri aşağıdaki gibi olmalıdır:

  • Balın prolin değeri 750-1200 mg/kg arasında olmalıdır
  • Hidroksimetil Furfural (HMF) değeri en fazla 40 mg/kg olmalıdır
  • Sakkaroz değeri en fazla % 2 olmalıdır
  • Fruktoz+Glikoz değeri en az % 65 olmalıdır
  • Fruktoz/Glikoz değeri 0,9-1,4 arasında olmalıdır
  • Nem İçeriği %16-17 arasında olmalıdır
  • Diastaz sayısı en az 8 olmalıdır
  • Suda çözünmeyen madde en fazla 0,1 g/100 g olmalıdır
  • Serbest asitlik en fazla 50 meq/kg olmalıdır
  • Elektrik iletkenliği en fazla 0,8 mS/cm olmalıdır

  • Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark -1,0 veya daha pozitif olmalıdır
  • Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekeri oranı en fazla %7 olmalıdır
  • Naftalin (bal mumunda) en fazla10 ppb olmalıdır

Refahiye Balının polen içeriğinde Fabaceae, Liliacea, Cistacea, Scrophulariaceae, Lamiacea, Asteraceae, Euphorbiaceae, Rosaseae ve Fagaceae familyalara ait türler bulunur. Polen analizi, 3 yılda bir rastgele seçilecek 5 farklı üreticiden istenir.

Refahiye Balı üretiminin üretim metoduna uygun olarak yapılıp yapılmadığı denetlenir.

Ballar denetim mercii tarafından tadılarak tat, koku ve aromasına bakılır; rengi ise görsel olarak kontrol edilir. Arı ırkı, kovan tipi görsel olarak kontrol edilir.

Arılıklarda suluk bulunup bulunmadığı, arıların temiz su ihtiyacını gidereceği doğal su kaynaklarına yakınlığı denetlenir. Zararlılarla mücadelenin uygun şekilde yerine getirilip getirilmediği denetlenir.

Balların ambalajlarının uygunluğu görsel olarak kontrol edilir. Coğrafi işaretin adı ve coğrafi işaret amblemi 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa uygun şekilde kullanılmalıdır.

Denetim mercii, kamu kuruluşlarından veya özel kuruluşlardan veya bunlarda görevli uzman gerçek veya tüzel kişilerden denetimin gerçekleştirilmesi sırasında faydalanabilir veya hizmet satın alabilir. Tescil ettiren hakların korunmasında hukuki süreçleri yürütür.

Sakı Elması

Erzincan yöresinde yetiştirilen Sakkı Elması; yoğun olarak Merkez ve Üzümlü ilçesinde bol miktarda üretilmektedir.

Erzincan Kuru Fasülyesi

Erzincan fasulyesi, toprak özelliği ve kar suyu ile beslenerek yetişmesi, çabuk pişmesi, ince kabuklu ve lezzetli olmasından dolayı tercih edilir.ErzincanDermasyonfasulye, Uzun süre dayanabilmekte ve bukuru fasulyetüründe böceklenme riski çok azdır. Bu nedenlekuru fasulyeninyöresel farklılığı önemlidir.

Cimin Üzümü

CİMİN ÜZÜMÜ NEDİR?

'Karaerik' olarak adlandırılan siyah üzüm çeşididir. Kuzeydoğu tarım bölgesinin tek standart sofralık üzüm çeşidi olan bu çeşit, yörede 'Cimin üzümü' olarak da tanınmaktadır. Cimin, Erzincan'ın Üzümlü ilçesinin eski adıdır. Üzüm çeşidi, bu sebeple ilçenin eski adıyla anılmaktadır.

CİMİN ÜZÜMÜ NEREDE YETİŞİR?

Erzincan'ın Üzümlü ilçesinde hasadı yapılan yörenin tescilli ürünlerinden Cimin üzümündeki rekolte üreticinin yüzünü güldürdü. İlçenin bağlarında 8 bin 650 dekar alanda yetiştirilen ve yılda yaklaşık 7 bin ton verim elde edilen Cimin üzümünün hasadı devam ediyor.

Kendine has eşsiz tadıyla sofralık olarak talep gören Cimin üzümü, şeker oranının düşük olması sebebiyle de özellikle diyabet hastalarınca tercih ediliyor.

Kentin tescilli ürünlerinden olan Cimin üzümü, dönem dönem bazı Avrupa ülkelerine de ihraç ediliyor. Bağlarda yoğun mesai yaparak salkım salkım üzümleri kasalara dolduran üreticiler, bu sezon kaliteli ve verimli ürün almanın sevincini yaşıyor.

CİMİN ÜZÜMÜ HAKKINDA BİLGİLER

Yörede tarihi bilinen 250 yıllık bağların bulunması ilçe bağcılığının bundan çok daha eski bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir. Bölge ile anılan Karaerik üzüm çeşidi orta mevsimde olgunlaşan büyük salkım ve iri taneli, mor-siyah renkli, kalın kabuklu, sofralık bir çeşittir.

CİMİN ÜZÜMÜNÜN FAYDALARI

Özellikle son yıllarda antioksidant aktivitelerinin yüksek olması sebebiyle siyah üzümlere olan talebin artması, Karaerik üzüm çeşidinin de Pazar değerini arttırmıştır. Diğer üzüm çeşitlerine nazaran kuru maddesinin de düşük olması Karaerik üzüm çeşidinin özellikle diabet hastaları tarafından tercih edilme sebebidir.

Diğer taraftan bölgeye ait bilimsel veriler olmamasına rağmen, yöre insanında kalp krizi riskinin düşük olması Karaerik üzüm çeşidinin yoğun olarak tüketilmesine bağlanabilir kanısındayız. Nitekim siyah üzüm çeşitlerinde yüksek antioksidant madde içeriğinin kardiyovaskular sistem üzerindeki olumlu etkileri bilinmektedir.

Erzincan Tulum Peyniri

Yapımına beşinci-altıncı aylarda başlanan ,dokuzuncu aylarda biten, tamamen Erzincan'ın yüksek rakımlı,90-100 çeşit bitki zenginliğine sahip ,temiz ve serin yaylalarındaki buz gibi soğuk sulardan beslenen,beyaz koyundan (karaman koyun ) alınan sütten yapılan peynire Erzincan Tulum Peyniri denmektedir.

Erzincan Tulum Peyniri diğer peynirlere göre daha parlak görünümlü,daha güzel kokulu,tam yağlı ve daha lezzetlidir.Peynirin tuzlanması ve yaylaların temiz havasında bekletilmesi çok hijyenik olmasını ve olabilecek mikroplardan arınmasını temin etmektedir. Ürünün Üretim Tekniği :Erzincan'ın temiz ve serin havalı yaylalarında otlayan Beyaz Karaman koyundan alınan süt,önce temiz süzeklerde bir-iki defa süzülür.Süzülen sütler kazanların içerisinde bir-iki saat dinlendirilir.Hazır olan sütler ŞİRDEN denilen kendi elleriyle yapılan maya ile mayalanır. Şirden :Süt kuzusunun midesine denmektedir.Peynir suyu,şeker,tuz ve bunun içerisine Şirden atılarak bir çeşit maya yapılmaktadır.

Mayalanan süt yaklaşık bir saat sonra ince,ufak,iki kilogramlık temiz bezden yapılmış süzeklere alınıp peynir haline getirilir.Üzerinden bir gece geçtikten sonra sabah kuşluk vakti mandıraya getirilir.Mandırada şeker torbaları büyüklüğünde torbalara konur,bir hafta-on gün üzerine bez örtüp hava ve toz almaması sağlanıp,suyunu tamamen çekmesi için bekletilir.

On günden sonra bakır veya krom teknelerde ufalanır,%2,2.5 oranında daha çok Kemah tuzu ile tuzlandıktan sonra tekrar yeni torbalara sıkı bir şekilde basılır ve torbaların ağzı dikilir.Tekrar düzgünce üçerli üst üste gelecek bir şekilde dizilir.On günlük beklemeden sonra tamamen suyu süzülen peynir bidonlara basılmak üzere soğuk hava depolarına nakledilir.5,7,10,25,40 kilogramlık bidonlara veya 20,60 kilogramlık derilere makinelerle veya elle basılır.(Elle basılan peynir Erzincan'da daha tercihlidir çünkü,daha uzun sene (iki sene) dayanıklı ve peynirin acıma riski yok.Fakat şimdi çok fazla miktarlarda peynir üretildiği için makinelerle basım işlemi yapılmaktadır.Soğuk havada üç ay bekletilip kıvama gelen peynir,Türkiye pazarlarına sunulur.

Erzincan Tava Leblebi

Kuruyemiş denildiği zaman hem tatlı hem tuzlu çeşitleriyle akla ilk gelen isim olan Erzincan tava leblebi, üretimi en zor olan gıdalardan biridir ve çok önemli bir protein kaynağıdır.Erzincan’da üretilen Erzincan tava leblebisi, yok denecek kadar az yağ içermesiyle meşhurdur.Erzincan tava leblebisinin en önemli farkı kavurma ve dinlendirme sürecinde ortaya çıkar.

Erzincan Bakır İmalat Ve El İşlemeciliği Sanatı

Bakırcılığın tarihi Erzincan ilinde çok eskidir.Urartu medeniyetleri eserlerini Altıntepe kazılarından anlaşıldığına göre, Urartu döneminde Erzincan bakır işletmeciliği üretimleri Atina pazarlarında aranan mal olarak değer kazanmıştır.

Bakır levha işlemesinin yanısıra Erzincan ve yöresinde çok çeşitli türde araç-gereç, mutfak eşyası yada hamam takımları yapımında kullanılmaktaydı. Erzincan'dan ülke dışına satılan bakır eşya büyük miktarlara ulaşmaktaydı. Paris, Viyana ve Philadephia uluslararası fuarlarında sergilenen Erzincan yöresi bakır eşyaları büyük ün kazanmıştır.

Günümüzde ise, küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından üretilen mamuller genellikle iç piyasada pazarlanmaktadır. Sektör talep azalması nedeniyle önemli ölçüde zarara uğramış, bir çok işyeri kapanmıştır. Bakırcılığın, Erzincan'da eski bir geçmişi vardır. Dövme bakırcılık çok yaygındı. Tepsiler, kazanlar, kaplar, ibrikler, leğenler yapılırdı. Alüminyum ve plastik eşyanın yaygınlaşmasıyla dövme bakırcılık önemini yitirmiş, yerini bakır el işlemeciliğine bırakmıştır. Günümüzde yapılan semaver, tepsi, biblo, tabak, kaşık, şekerlik, sigaralık, kupa, vazo gibi ürünler daha çok süs eşyası niteliğindedir. Bakırcı ustalarına gelen bakır levhalar türlü gereçlerin yardımıyla tepsi, tabak, vazo vb. biçime sokulur. Dövme, çekme, dökme yöntemleriyle biçimlendirilen bakır eşya yine türlü yöntemlerle işlenir. Bezemede çoğunlukla stilize lale, yaprak, narçiçeği, selvi motifleri; hayvan figürleri, geometrik biçimler kullanılır. Bakır süs eşyaları, nikel kaplanmakta veya boyanarak süslenmekte, el işçiliği ile işlenerek yurt içi ve yurt dışına pazarlanmaktadır.

Üretimin yüzde 10'u yurt içinde, özellikle Ege ve Akdeniz Bölgeleri’ne, yüzde 90'ı ise yurt dışında A.B.D., İtalya, Finlandiya, Japonya, Almanya, Fransa gibi ülkelere pazarlanıyordu. Sanat değeri azaldığından önce yurt dışı, daha sonra da yurt içi pazarlar gün geçtikçe zayıfladı. Bu işten gelir sağlayanlar kendi sanatlarına kendileri değer vermeyerek başkalarının değer vermesini beklediler. Bugün bu bilince varan birkaç bakır işletmecisinin sabır ve üstün gayretleriyle Erzincan’da bakır işlemeciliği halen yapılmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre bu gün Erzincan’da faaliyet gösteren yaklaşık 8-10 mağazada işleme bakır ve turistik bakır eşya satılmaktadır. (Dörtyol Yer Altı Çarşısı) . Bakır işlemeciliğinde çalışan 40-50 civarında işçi bulunmaktadır. Halen tam kapasite ile çalışma imkanı bulunmayan 3 atölyede turistik bakır ürünleri üretilmektedir.

Kemaliye Dutu / Eğin Dutu

Kemaliye Dutu / Eğin Dutu

  • Coğrafi işaretin türüMenşe Adı
  • Dosya NumarasıC2020/401
  • Başvuru Tarihi16.11.2020
  • Tescil Numarası813
  • Tescil Tarihi27.07.2021
  • Ürün Grubuİşlenmiş ve işlenmemiş meyve ve sebzeler ile mantarlar
  • İlErzincan
  • Başvuru Yapan/Tescil EttirenKemaliye Belediyesi
  • DurumTescilli
  • AdresDörtyolağzı Mah. Cumhuriyet Cad. No:78 Kemaliye ERZİNCAN

Karakabak Dolması


MALZEMELER

Yarım kara kabak
Yarım kilo dana kıyma
Yarım su bardağı pirinç
1 su bardağı ince bulgur
2 adet soğan
2 adet domates
Yarım demet maydanoz
Yarım demet dereotu
1 yemek kaşığı domates salçası

1 yemek kaşığı biber salçası
Yarım çay bardağı sıvı yağ
1 çay kaşığı kimyon
1 çay kaşığı pul biber
1 yemek kaşığı isot
1 çay kaşığı tuz
SOSU İÇİN:
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı tereyağı
1 su bardağı su

HAZIRLANIŞI
Kara kabak soyulur ve küçük küçük dilimlenir. Araları bıçak yardımıyla kesilerek açılır. Kabaklar tuzlanır ve yumuşaması için bekletilir. Kıyma, doğranmış soğan, maydanoz, dereotu ve domates, salçalar, pirinç, ince bulgur, sıvı yağ, kimyon, pul biber, isot ve tuz karıştırılarak yoğurulur. Bu harç yumuşayan kara kabakların aralarına doldurulur. Kabaklar ağızları yukarı gelecek şekilde ve sık olarak tencereye dizilir. Domates salçası, tereyağı ve su pişirilerek sos hazırlanır. Bu sos dolmaların üzerine dökülür ve kapağı kapatılarak pişmeye bırakılır.

Kemah Köftesi

Erzincan Kemah ilçesiyemek kültürü bakımından oldukça zengin ve çeşitlilik gösterir. Köyde her türlü yemek, lezzetli bir biçimde yapılmaktadır. Yapılan bu yemeklerin bazıları, diğer bölgelerde yapılan yemeklerden ya isim veya yapılış biçimindeki küçük farklılıklarla ayrılır. Yemekleri genelde kadınlar yapar. Köyde her işin insan gücüne dayalı olması, daha çok enerji gerektirdiğinden, insanların beslenmeye önem vermelerine neden olmuştur. Ayrıca eve gelen her misafire sofra kurma geleneğide yemek kültürünün gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. “Ekmeğine bol, pişirdiği yenir” gibi deyimler aileleri yemek konusunda itinalı davranmaya yöneltmiştir. Eve gelen bir misafire en kısa zamanda sofra kurmak, hünerli bir kadının işidir. İşte bu nedenle evin kadını her zaman temkinli (hazırlıklı) olmak zo­rundadır. Evin dolabında misafir için birtakım gıda maddeleri devamlı hazır bekle­tilir.

Köyde her tür yemek yapılmakla birlikte, en çok yapılan ve yöreye özgü isimlerle adlandırılan bazı yemekleri şöyle sıralayabiliriz: Ayranlı soğuk çorba (Katıklıaş), tarhana çorbası (şalgamlı), yarma çorbası, haşlama, kızartma, paça, sırın, türlü (cılvıra), dügülcük, pılpıh, bulgur pilavı, haşıl, şalgam dolması, lahana ve biber dolması, evelik dolması, patates mıhlası, ıspanak lapası, pırasa, patates yemeği, kuru ve yeşil fasulye, mantı, erişte, saç böreği, hoşaflar, tatlılar (baklava, kadayıf, helva], sütlaç, salatalar, turşular, reçeller, konserveler…
Yaz ve sonbaharda kış için çeşitli yiyecekler hazırlanır. Meyve ve sebzeler kış için kurutulur. Dut pekmezi, pevlerde (aluça marmelatı), kuşburnu gorabası, bastık, elma ve armut gahı, basmaca, çemiç (dut kurusu), köme, tarhana en çok yapılanlardır.

Köy ekonomisinin temeli hayvancılığa dayandığı için beslenme kültüründe, hayvan ürünlerinin yeri ve önemi de büyüktür. Salamura ve tulum peyniri, çökelik, karıştırma, lor, tereyağı, kaymak, kavurma hem yaz mevsiminde hem de kış mev­siminde sofraların baş tacıdır.

Köyde bütün kadınlar yemek ve diğer ürünleri yapmayı az çok bilir. Fakat bu alanda isim yapmış kadınlar vardır. Onların yaptığı daha iyi olur ve usta-çırak fikrinden hareketle, özel günlerde yapılacak yemekler, bu kadınlara yaptırılır. Özellikle düğün ve ölü yemeklerinde “Keyveni” adıverilen bu kadınlar çağırılarak sorumluluk bu keyveniye verilir. Çünkü düğün ve ölü yemekleri büyük kazanlarda pişirilecektir. Pişirilen bu yemekler büyük bir kitleye verileceğinden, hata yapılma­ması gerekecektir. Bu alanda uzmanlaşan kadınlar çağırılarak yemek pişirme yetki ve sorumluluğu bu keyvenilere verilir.

Yine tarhana yapımında, tulum peyniri yapımında, turşu yapımında “sen daha iyi bilirsin, senin yaptığın daha güzel oluyor” fikrinden hareketle bu alanda yetenekli kadınlar, komşular çağırılarak evin kadını ile birlikte bu yiyecekler hazırlanır.

Köyde ekmek yapımı oldukça zordur. Ekmek günlük olarak değil, birkaç aylık olarak birden yapılır. Bazen 4-5 aylık birden yapılır. Ekmek yöreye özgüdür.

Bumbar Dolması

Malzemeler

2 temizlenmiş koyun ince bağırsağı
2 domates
2 yeşilbiber
1 soğan
1 kase bulgur
1 yemek kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı reyhan
1 tatlı kaşığı tozbiber
1 tatlı kaşığı pulbiber
1 su bardağı su

Hazırlanışı

Domates, soğan ve yeşil biber ince ince doğranır.
Geniş bir leğen içerisinde doğramış olduğumuz sebzeler, bulgur, tuz, kekik, reyhan, toz biber, pul biber ve su iyice karıştırılır.
Elde edilen bu iç malzeme bağırsağın bir ucu içine katlanarak bağırsağa doldurulur.
İç malzeme bağırsağın içine doldurulmaya devam edildikçe bağırsağın içi dışına döner.
Diğer bağırsakta aynı şekilde doldurulduktan sonra mikrobu kırılsın diye iri tuzla bir tepsi içerisinde iyice karıştırılır.
Tuzlama işleminden sonra içi doldurulmuş bağırsaklar suyla yıkanarak tuzdan arındırılır.
Daha sonra bu bağırsaklar bütün halde bir güvecin içine konularak üzerine 3 bardak su dökülür ve ateşin üzerinde 30 dk. kadar pişirilir.
Son olarak suyu çeken güveç kızdırılmış tandıra indirilerek mumbar dolması kızarana kadar tandırda bekletilir.
Güveç tandırdan çıkarıldıktan sonra bağırsaklar dilimlenerek servis tabaklarında sıcak olarak servis edilir.